Eğer serbest zamanlı bir iş yapıyorsanız ya da yapmaya niyetlendi iseniz para konuşmak her zaman en zoru olmuştur. Neye göre fiyat biçeceksiniz, neyi masraf göstereceksiniz ve daha da önemlisi edindiğiniz onca tecrübeyi satın alabilecek bir bütçe var mı? Nasıl fiyatkonusunda realist olabilir, nasıl mantıklı bir bütçede anlaşabilirsiniz?Bu sorular yeryüzündeki tüm serbest zamanlı çalışanlar için geçerli ve aslında çözmenin bazı yolları var.

 Çıtayı düşük tutmayın

İster bir acemi, isterseniz tecrübeli bir çalışan olun, asla yapacağınız işin fiyatını değerinin ya da kendi değerinizin altında sunmayın. Yapacağınız işteki tecrübenizi, becerilerinizi ve bilginizi, önceki başarılarınızı ortaya koyun ve aynı işi aynı sahadaki başka bir çalışan ne kadara yapar buna karar verin. Hatta bir başkasının ücret ile ilgili fikrini alın. (işi kaptırmamaya dikkat edin tabi ki)

Ülkemizde her ne kadar serbest zamanlı çalışanların ücret ve piyasa konusunda çok büyük sıkıntıları olsa da Amerika’da tecrübeli freelancerlar, serbest zamanlı iş yapan birisinin, aynı sektörde normal maaşlı çalışan birisinden %30 – 40 oranında daha fazla ödeme alması gerektiğini savunuyor. Örneğin alanınızda bir çalışanın geliri 50.000 Dolar ise ve haftada 40 saat çalışıyorsa bu saatte 24 Dolar’a denk gelir. Bu sektörün serbest zamanlı çalışanlarının alması gereken ücret saat başına 31 – 53 Dolar arasında olmalıdır diyorlar. (ama oradaki yaşam koşulları, iş yerlerinin çalışanlarına karşı olan görev ve sorumlulukları bizim ülkemizdeki gibi savsaklanmadığı için çalışanlar hak ettiklerini ya da ihtiyaç duyduklarını kazanabiliyor; ayrıca çalışanının sigortasını bile yatırmayan patron iş maliyetini daha düşük tutmak için dışarıya yaptırmaya çalıştığından bizim ülkemizde freelancerlar neredeyse hiçbir şey kazanamıyor)

Amerika’da düzgün işleyen bir vergi sistemi olduğundan serbest zamanlı çalışanlar sağlık ve benzeri masrafları iş yerleri tarafından karşılanmadığı için (Türkiye’de çalışsan da karşılanmıyor çoğu yerde)kendi çalışan masraflarını karşılamak zorundalar ve bunun yanı sıra normal çalışanların da ödemekle yükümlü olduğu eyalet vergilerini de ödemek zorundalar. Bu nedenle de serbest zamanlı çalışmayı tercih edenlerin saat ücreti olarak daha fazla talep etmesi çok normal.

Hatta bir de masraflarını çıkartabilmeleri için şöyle Türk Lirası’nı da dstekleyen güzel bir araç geliştirmişler ki bence çok iyi olmuş. (masraflarını, harcamalarını, maliyetini giriyorsun, adam sana bu kadar kazanmalısın diyor; net)

 Değerinizi müşterinizin diliyle anlatın

Eğer müşteriniz kar odaklı bir yatırımcı ise – ki genelde öyle olurlar – ona yapacağınız işin ve ortaya koyacağınız ürünün nasıl bir kazanç sağlayacağını anlatın. Kelimeleriniz değil, istatistik bilimi ve rakamlar konuşsun ve sizin işinize yapacağı masrafın bir yatırım olacağını, kara nasıl yansıyacağını gösterin.

Eğer müşteriniz büyümeyi hedefleyen yeni bir girişim için sizden hizmet talep ediyorsa erişeceğiniz kitleden ve bu kitlenin onlar için nasıl müşteriye dönüşebileceğinden söz edin.

Eğer işiniz içerik üretmek ya da fotoğrafçılık gibi kreatif bir iş ise bu yaratıcılığın hedef kitle ile nasıl bir etkileşim yaratacağını anlatın ve bunun iş hacmini nasıl etkileyeceğinden söz edin.

Eğer müşteri size hak ettiğiniz ücreti ödemeye yatkın; ancak pazarlık peşinde ise ona bu işin uzmanı olduğunuz için sizinle çalışması gerektiğini anlatın ve proje ile ilgili detayları sunun. Soru sormaktan çekinmeyin.

Yapılacak olan işleri ve bu işlerin ne kadar süreceğini kalem kalem çıkartın ve maddi karşılıklarını yazın. Sonuç olarak elinizde ortalama bir bütçe ve ücretiniz hazır olacak ayrıca artık müşteriniz sizinle ne üzerinden konuşması gerektiğini de biliyor.

 Müşterileriniz ile referanslar ve denenmiş platformlar aracılığı ile iletişime geçin

Serbest zamanlı çalışanlar için günümüzün en büyük problemlerinden biri çoğu müşterinin hatta büyük bütçeli çok büyük şirketlerin bile çok işi az bir meblağ ile yaptırma eğilimi ki bunun için de çoğu müşteri internetten ucuz iş gücü bulmanın peşinde; ancak hepsi aslında istediği şeyin yüksek kalitede iş olduğunun bilincinde. Müşterilerinin ilgisini çekecek bir çalışma üretilmesini istiyorlar.

Eğer daha önce yaptığınız bir iş varsa ve bu iş sizin değerinizi gösterebilecek nitelikte ise bunu referans olarak kullanmaktan çekinmeyin. Potansiyel müşteriniz, bir önceki müşterinizin işinden etkilensin ve sizin reklamınızı işiniz yapsın.

Ayrıca kabul etmek gerekir; CEO’lar ya da yatırımcılar, yine CEO’lar ya da yatırımcılarla takılır ve evet aralarında sıkça iş konuşurlar. Bu da işinizin bir zaman sonra bu toplantılara erişebileceği anlamına gelir. (Yani referans önemlidir)

Eğer potansiyel müşteriniz fiyatınızı değerinizin altına indirmeye çalışıyorsa direkt olarak “pekala istersen daha düşük bütçeyle çalışabilirsin; ama alacağın sonuç da standardın altıdna kalacaktır” diyebilirsiniz. Bu resmin tamamını gören bir patron için dürüst, önemli ve dahası korkutucu bir açıklamadı.

Size referans olabilecek insanlarla tanışın, arkadaşlarınızın arkadaşlarının arkadaşları ile tanışın, serbest zamanlı çalışanların ağlarına girin, sosyal medyada yaptığınız işlerin (paylaşılması sorun yaratmayacak olanları) yayılmasını sağlayın.

 İlk toplantıda fiyat konuşmayın

Eğer iş ile ilgili müşteri ya da potansiyel müşteriniz ile ilk kez görüşüyorsanız (telefondan yad a yüz yüze) öncelikle karşı tarafın beklentilerini öğrenin, amacı, hedefleri, işten beklentisi … ilk buluşmada fiyat konuşmayın.

Bu toplantıda öğrendiklerinizin ardından gerçekte neye ihtiyaç duyduğuna, işin alacağı süreye ve ne kadara mal olacağına bakın ki bu da size pazarlık yapabileceğiniz bir bütçe çıkartır. (umarım pazarlık yapmadan kabul edilir diyebileceğiniz bir bütçe)

İş pazarlığa geldiğinde ise eğer saat üzerinden pazarlık yapacaksanız çalışabileceğiniz maksimum süresi sunun ki bu sizi fazla mesaiden ve projenin beklemediğiniz şekilde gelişmesi halinde yaşanan aksaklıklardan kurtarır.

(İşten memnun kaldıklarında çoğunlukla bütçeyi artırıp çalışma saatlerini uzatmayı teklif ederler. İşinize geldiği kadarını kabul edin, ama uçmayın; yorulacaksınız, tatil günlerinizi düşünün)

 Değerinizi tanımlamak için pozisyonunuzu belirleyin

Bir ödülünüz var mı? Çekinmeyin, bunu sitenize ya da profilinize yerleştirin. Bu sayede hiç de durumu abartmadan değerinizi göstermiş ve reklamınızı kimsenin gözüne sokmadan yapmış olursunuz. Başarılarınızdan söz etmekten çekinmeyin.

Başarılarınızı ve elde ettiğiniz, işinizi gösterecek her şeyi internet sitenizde, profilinizde ya da size ulaşabilecekleri her yerde çekinmeden paylaşın. Ödül aldıysanız, işinizde iyisiniz demektir, ne olduğunun önemi yok.

 Ne zaman karşılıksız iş yapacağınızı bilin

Eğer tecrübe kazanmak için ücretsiz olarak çalışacaksanız ya da bir arkadaşınıza yardım edecekseniz bu işin sizi sıkmayacağından ve keyifle yapabileceğinizden emin olun. Ücretsiz yaptığınız iş zevkli ve içinde bulunmaktan keyif aldığınız bir projeye ait olmalı, inandığınız bir projeye.

Ayrıca size ödeme yapabilecek durumda iseler bu projeden ücretinizin üçte birini talep etmeniz daha akıllıca olur. Bu sayede düşük fiyatlarda çalışıyor olduğunuza dair düşünceleri de bertaraf etmiş; ancak hayır işleri gibi projelere karşı kayıtsız kalmadığınızı göstermiş olursunuz.

 Karakterinizi yansıtın ve anlayışlı olun

Bu mesele ise kendinizi değerli olmaktan çok kendinize değer biçmeniz ile alakalı. Eğer insanlar sizinle çalışmayı, rakipleriniz ile çalışmaktan daha çok seviyorlarsa size işinizin değerini ödemekten de çekinmeyeceklerdir.

Neşeli ve istekli olun, empati yapın ve müşterinizin nabzına göre şerbet verin.Ortaya çıkabilecek olan sorunlara karşı önceden hazırlanın ve işi korurken ya da sorunlara çözüm bulurken aktif davranın. Bu sizi aynı teknik yeterlilikteki rakiplerinizden daha değerli kılar ki müşterinin bir freelancerdan beklediği onu anlaması ve çözüm süreçlerinde aktif olmasıdır.